1. Değerlendirme Süreci
1.1. Klinik Görüşme ve Yaşam Öyküsü
Şema terapisinde değerlendirme süreci, danışanın mevcut şikâyetlerinden geriye doğru izlenerek erken yaşam deneyimlerine ulaşmayı hedefler. Terapist, klinik görüşmede yalnızca semptomları değil, bu semptomların altında yatan kronik örüntüleri araştırır. Değerlendirme ve eğitim aşamasında terapistler, danışanın şemalarını ve modlarını belirlemeye çalışırken mevcut zorluklar ile erken yaşam deneyimleri arasındaki bağlantıları kurmalarına yardımcı olur (Ünal & Gençöz, 2019). Çocukluk dönemi travma ve ihmal yaşantıları, Childhood Trauma Questionnaire (CTQ) gibi araçlarla sistematik biçimde değerlendirilir (Dijk vd., 2023; Vuijk vd., 2024).
Terapist yaşam öyküsünde özellikle temel duygusal ihtiyaçların karşılanıp karşılanmadığını araştırır. Young ve arkadaşlarının (2003) tanımladığı beş temel duygusal ihtiyaç — güvenli bağlanma, özerklik, duyguların ve ihtiyaçların ifadesi, kendiliğindenlik ve gerçekçi sınırlar — çocukluk döneminde yeterince karşılanmadığında erken dönem uyumsuz şemaların (EUŞ) geliştiği varsayılır (Botter vd., 2022). Bu ihtiyaçların değerlendirilmesi için henüz standart bir ölçüm aracı geliştirilmemiş olması önemli bir boşluk olarak belirtilmektedir (Allen vd., 2025).
1.2. Erken Dönem Uyumsuz Şemaların Değerlendirilmesi
EUŞ'lerin değerlendirilmesinde en yaygın kullanılan araç Young Şema Ölçeği'dir (YSQ). YSQ'nun çeşitli versiyonları mevcuttur: 205 maddelik uzun form (YSQ-L2) 16 şemayı (Donzel vd., 2025; Mamali vd., 2026); 90 maddelik kısa form (YSQ-S3) ise 18 şemayı ölçmektedir (Bach vd., 2016; Roelofs vd., 2016; Valente vd., 2026). YSQ-S3, iyi düzeyde doğrulanmış faktör yapısına sahip, görece kısa ve üç ek şemayı ölçen bir araç olarak önerilmektedir (Bach vd., 2016). Farklı ülkelerde yapılan değerlendirmeler, YSQ-S3'ün faktöriyel geçerlik, test-tekrar test güvenirliği ile yakınsak ve ayırt edici geçerlik açısından sağlam bir araç olduğunu göstermiştir (Pilkington & Karantzas, 2024). Türkiye'de YSQ'nun uyarlama çalışmaları gerçekleştirilmiştir (Dunne vd., 2018).
Terapist YSQ sonuçlarını yorumlarken yalnızca yüksek puanlara değil, şema alanları (domain) düzeyindeki örüntülere bakar. Örneğin, Kopukluk ve Reddedilme alanındaki şemaların (terk edilme, güvensizlik, duygusal yoksunluk, kusurluluk, sosyal izolasyon) yüksek çıkması, çocukluk döneminde travma ve bağlanma bozukluğu yaşantılarına işaret eder. Zedelenmiş Özerklik alanındaki şemaların yüksekliği ise çocukluk istismarı/ihmali ile depresif belirtiler arasındaki ilişkide aracı rol oynamaktadır (Dunne vd., 2018). Bu bulgular, terapistin hangi erken yaşam deneyimlerinin hangi şema alanlarını beslediğini formülasyonda haritalandırmasına olanak tanır.
Son dönemde şema terapisi modelinin yeniden formüle edilmesiyle birlikte, 23 şemayı ölçen 209 maddelik YSQ-4 geliştirilmiştir (Botter vd., 2022).
1.3. Başa Çıkma Biçimlerinin Değerlendirilmesi
Young, şema aktivasyonuyla başa çıkmanın üç uyumsuz yolunu tanımlamıştır: teslim olma (resignation/surrender), kaçınma (avoidance) ve aşırı telafi (overcompensation/inversion) (Allen vd., 2025; Spirou vd., 2022). Teslim olma, şemayı doğru kabul ederek ona uygun davranmayı; kaçınma, şemayı tetikleyen durumlardan uzak durmayı; aşırı telafi ise şemanın tersiymiş gibi davranmayı ifade eder (Allen vd., 2025).
Başa çıkma biçimleri Schema Coping Inventory (SCI) ile değerlendirilir (Botter vd., 2022; Faßbinder vd., 2018). Terapist, danışanın günlük yaşamda hangi başa çıkma stratejisini kullandığını belirleyerek bu stratejinin mevcut sorunları nasıl sürdürdüğünü formülasyona aktarır. Yetişkinlikte uyumsuz başa çıkma örüntüleri, temel duygusal ihtiyaçların karşılanmasını engelleyerek şemaları pekiştirir.
1.4. Şema Modlarının Değerlendirilmesi
Şema modları, bir veya birden fazla şemanın aktivasyonuyla ortaya çıkan anlık duygusal-bilişsel-davranışsal durumlar olarak tanımlanır (Koppeschaar vd., 2023; Spirou vd., 2022). Modlar dört kategoride sınıflandırılır: sağlıklı yetişkin modu, çocuk modları, işlevsel olmayan ebeveyn modları ve işlevsel olmayan başa çıkma modları (Allen vd., 2025). Şemalar kavramsal olarak özelliklere (trait) benzerken, modlar durumları (state) temsil eder (Spirou vd., 2022).
Modların değerlendirilmesinde Schema Mode Inventory (SMI) kullanılır. SMI'nin orijinal versiyonu 124 madde içerirken (Calvert vd., 2018), revize edilmiş kısa versiyonu 118 madde ve 14 mod ölçmektedir (Mamali vd., 2026; Spirou vd., 2022; Valente vd., 2026). En güncel versiyon olan SMI-3 ise 210 madde ve 20 alt ölçekten oluşmaktadır (Botter vd., 2022). SMI, şema modlarının sıklığını değerlendirirken, YSQ şemaların yoğunluğunu değerlendirir (Pilkington & Karantzas, 2024).
Terapist mod değerlendirmesinde özellikle hangi modların baskın olduğuna, modlar arası geçişlerin hangi tetikleyicilerle gerçekleştiğine ve uyumsuz modların mevcut sorunlarla nasıl ilişkilendiğine bakar. Örneğin, forensik örneklemlerde Öfkeli Çocuk, Dürtüsel Çocuk ve Zorba/Saldırgan modlarının saldırganlığı anlamlı biçimde yordadığı gösterilmiştir.
1.5. Tetikleyiciler ve Kişilerarası Örüntüler
Terapist, şema aktivasyonunu tetikleyen durumsal ipuçlarını sistematik olarak değerlendirir. Modlar, bağlamsal koşullar tarafından tetiklenir (Spirou vd., 2022) ve tetikleyicilerin belirlenmesi, formülasyonda mevcut sorunların hangi şema-mod döngüsüyle bağlantılı olduğunu anlamak için kritiktir. Kişilerarası örüntüler açısından, şemaların kişilerarası etkileşimlerin bilişsel işlenmesini yönlendirdiği ve yaşam olaylarının yorumlanmasını etkilediği kabul edilir. Terapötik ilişkide ortaya çıkan örüntüler de (sınırlı yeniden ebeveynlik bağlamında) değerlendirme verisi olarak kullanılır.
2. Vaka Formülasyonu: Bulguların Bütünleştirilmesi
2.1. Formülasyonun Yapısı
Şema terapisi vaka formülasyonu, değerlendirmeden elde edilen tüm bilgileri tek bir bütünsel modelde birleştirir. Bu model şu zinciri izler: erken yaşam deneyimleri → karşılanmamış temel duygusal ihtiyaçlar → erken dönem uyumsuz şemalar → başa çıkma biçimleri → şema modları → tetikleyiciler → mevcut sorunlar (Basile vd., 2019; Donzel vd., 2025; Mamali vd., 2026).
Formülasyonda terapist, YSQ ile ölçülen şemaları kökenlerine bağlar, SCI ile belirlenen başa çıkma biçimlerinin bu şemaları nasıl sürdürdüğünü gösterir ve SMI ile değerlendirilen modların mevcut semptomlarla ilişkisini ortaya koyar (Donzel vd., 2025; Mamali vd., 2026). Botter ve arkadaşları (2022), vaka formülasyonunda en belirgin dört şemanın kökenlerini, üç genel başa çıkma mekanizmasını (teslim olma, kaçınma, aşırı telafi) ve bunların mevcut şikâyetlere nasıl yol açtığını görselleştiren bir model sunmuştur (Mamali vd., 2026). Bu formülasyona ek olarak, şema mod modeli de ayrı bir görsel temsil olarak kullanılmıştır (Mamali vd., 2026).
Mod temelli formülasyon, özellikle kişilik bozukluklarında tercih edilmektedir; çünkü bu danışanlar duygusal durumlar arasında hızlı geçişler yaşar. DBT ile karşılaştırıldığında, şema terapisinde vaka kavramsallaştırması mod kavramını kullanır ve çocukluk döneminde temel ihtiyaçların karşılanmaması ile travmanın uyumsuz şema ve modların gelişimine yol açtığını merkeze alır (Vuijk vd., 2024).
Yaşlı yetişkinlerle çalışmada, formülasyonun hem şemaları hem modları açıkça tanımlayan kompakt bir yapıda olması ve şema terapisi terminolojisi yerine danışanın kendi dilinin kullanılması önerilmiştir (Donzel vd., 2025).
2.2. Formülasyonda Terapistin Yorumlama Süreci
Terapist, değerlendirme bulgularını formülasyona aktarırken şu soruları yanıtlar:
-
Hangi erken yaşam deneyimleri hangi ihtiyaçları karşılamamıştır? CTQ ve klinik görüşme verileri, YSQ'daki yüksek şema alanlarıyla eşleştirilir. Örneğin, çocukluk istismarı/ihmali bildiren bireylerin Zedelenmiş Özerklik alanında daha yüksek şema puanları gösterdiği ve bunun depresif belirtilere aracılık ettiği bulunmuştur (Dunne vd., 2018).
-
Hangi başa çıkma biçimleri şemaları sürdürmektedir? Kaçıngan başa çıkma stratejilerinin belirli şemalar ile yeme bozukluğu belirtileri arasında aracı rol oynadığı gösterilmiştir (Basile vd., 2019). Terapist, danışanın günlük yaşamda kullandığı başa çıkma stratejisinin ihtiyaç doyumunu nasıl engellediğini formülasyonda açıkça belirtir.
-
Hangi modlar mevcut sorunları üretmektedir? Mod değerlendirmesi, semptomların anlık üretim mekanizmasını ortaya koyar. Örneğin, Dürtüsel Çocuk modu yetersiz öz-kontrol şemasıyla, Kopuk Koruyucu modu ise duygusal kaçınmayla ilişkilendirilmiştir (Basile vd., 2019).
-
Hangi durumlar tetikleyici işlev görmektedir? Terapist, şema aktivasyonunu tetikleyen kişilerarası ve durumsal ipuçlarını belirleyerek bunları formülasyondaki döngüsel süreçlere yerleştirir.
3. Hipotetik Vaka: Değerlendirmeden Formülasyona
3.1. Başvuru ve Demografik Bilgiler
Elif, 29 yaşında, bekar, üniversite mezunu bir kadındır. Kronik depresif duygudurum, romantik ilişkilerde tekrarlayan terk edilme korkusu, iş yerinde kendini yetersiz hissetme ve yoğun stres dönemlerinde aşırı yeme davranışı şikâyetleriyle başvurmuştur.
3.2. Değerlendirme Bulguları
Yaşam öyküsü ve çocukluk yaşantıları: Klinik görüşmede Elif, babasının alkol bağımlılığı nedeniyle duygusal olarak ulaşılmaz olduğunu, annesinin ise aşırı eleştirel ve kontrolcü bir tutum sergilediğini bildirmiştir. Elif, çocukluğunda duygusal ihtiyaçlarını ifade ettiğinde "zayıf" olarak nitelendirildiğini ve akademik başarısızlıklarının sert biçimde cezalandırıldığını aktarmıştır. CTQ puanları duygusal ihmal ve duygusal istismar alt ölçeklerinde yüksek çıkmıştır.
Karşılanmamış temel duygusal ihtiyaçlar: Güvenli bağlanma ihtiyacı (babanın duygusal yokluğu, annenin koşullu sevgisi), duyguların ve ihtiyaçların özgürce ifadesi (duygu ifadesinin cezalandırılması) ve özerklik ihtiyacı (annenin aşırı kontrolü) karşılanmamıştır.
YSQ-S3 bulguları: En yüksek puanlar şu şemalarda elde edilmiştir:
- Terk Edilme/İstikrarsızlık (Kopukluk ve Reddedilme alanı)
- Duygusal Yoksunluk (Kopukluk ve Reddedilme alanı)
- Kusurluluk/Utanç (Kopukluk ve Reddedilme alanı)
- Başarısızlık (Zedelenmiş Özerklik alanı)
- Duygusal Bastırma (Aşırı Tetikte Olma ve Bastırma alanı)
- Yetersiz Öz-Kontrol (Zedelenmiş Sınırlar alanı)
Bu profil, Kopukluk ve Reddedilme alanındaki şemaların baskınlığıyla tutarlıdır; bu alan çocukluk travması ve bağlanma bozukluğu yaşantılarından kaynaklanır ve depresif belirtilerle güçlü biçimde ilişkilidir. Kusurluluk/Utanç ve Sosyal İzolasyon şemalarının depresyonla en güçlü ilişkiyi gösteren şemalar olduğu meta-analitik olarak desteklenmiştir. Zedelenmiş Özerklik alanındaki Başarısızlık şeması, çocukluk istismarı/ihmali ile depresif belirtiler arasındaki ilişkide aracı rol oynamaktadır (Dunne vd., 2018).
SCI bulguları: Elif'in baskın başa çıkma biçimleri kaçınma (duygusal durumlardan uzaklaşma, yeme davranışıyla kendini yatıştırma) ve teslim olma (ilişkilerde partnerin ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarının önüne koyma) olarak belirlenmiştir.
SMI bulguları: Baskın modlar şunlardır:
- Kırılgan Çocuk (yoğun terk edilme korkusu, değersizlik hissi)
- Cezalandırıcı Ebeveyn (kendini eleştiren, başarısızlıkları için cezalandıran iç ses)
- Kopuk Koruyucu (duygulardan uzaklaşma, duygusal uyuşukluk)
- Kopuk Kendini Yatıştırıcı (aşırı yeme yoluyla duygusal kaçınma)
- Boyun Eğici Teslimci (ilişkilerde kendi ihtiyaçlarını bastırma)
Tetikleyiciler: İş yerinde olumsuz geri bildirim alma (Başarısızlık ve Kusurluluk şemalarını tetikler → Cezalandırıcı Ebeveyn modu aktive olur), partnerin mesajlara geç yanıt vermesi (Terk Edilme şemasını tetikler → Kırılgan Çocuk modu aktive olur → ardından Kopuk Koruyucu moda geçiş), yalnız kalma (Duygusal Yoksunluk şemasını tetikler → Kopuk Kendini Yatıştırıcı mod olarak aşırı yeme).
Kişilerarası örüntüler: Elif, romantik ilişkilerde başlangıçta partnere aşırı bağlanma (Boyun Eğici Teslimci mod), ardından partnerin uzaklaşma sinyallerinde yoğun kaygı (Kırılgan Çocuk), sonrasında duygusal kapanma (Kopuk Koruyucu) döngüsü yaşamaktadır. Bu döngü, partnerlerin gerçekten uzaklaşmasına yol açarak Terk Edilme şemasını doğrulamaktadır — bu, şemaların kendini sürdürme mekanizmasının tipik bir örneğidir.
3.3. Bütünleşik Formülasyon
| Formülasyon Bileşeni | Elif'in Profili |
|---|---|
| Erken yaşam deneyimleri | Babanın duygusal yokluğu (alkol bağımlılığı), annenin eleştirel/kontrolcü tutumu, duygu ifadesinin cezalandırılması |
| Karşılanmamış ihtiyaçlar | Güvenli bağlanma, duyguların ifadesi, özerklik |
| Şemalar (YSQ) | Terk Edilme, Duygusal Yoksunluk, Kusurluluk/Utanç, Başarısızlık, Duygusal Bastırma, Yetersiz Öz-Kontrol |
| Başa çıkma biçimleri (SCI) | Kaçınma (duygusal uyuşma, yeme), Teslim olma (ilişkilerde boyun eğme) |
| Modlar (SMI) | Kırılgan Çocuk, Cezalandırıcı Ebeveyn, Kopuk Koruyucu, Kopuk Kendini Yatıştırıcı, Boyun Eğici Teslimci |
| Tetikleyiciler | İş yerinde eleştiri, partnerin uzaklaşması, yalnızlık |
| Mevcut sorunlar | Kronik depresif duygudurum, ilişki sorunları, aşırı yeme, mesleki yetersizlik hissi |
Formülasyonun döngüsel mantığı: Elif'in çocukluk döneminde güvenli bağlanma ve duygu ifadesi ihtiyaçları karşılanmamıştır. Bu durum Terk Edilme, Duygusal Yoksunluk ve Kusurluluk şemalarının gelişmesine yol açmıştır. Yetişkinlikte bu şemalar, kişilerarası tetikleyicilerle aktive olduğunda Kırılgan Çocuk modu devreye girer. Elif, bu acı verici duygusal durumla başa çıkmak için kaçınma stratejisi kullanır: Kopuk Koruyucu moda geçerek duygusal olarak kapanır veya Kopuk Kendini Yatıştırıcı modda aşırı yeme davranışına yönelir. İlişkilerde ise Boyun Eğici Teslimci modda kendi ihtiyaçlarını bastırarak teslim olma stratejisi kullanır. Cezalandırıcı Ebeveyn modu, annenin içselleştirilmiş eleştirel sesini temsil eder ve Başarısızlık ile Kusurluluk şemalarını pekiştirir. Bu başa çıkma biçimleri, temel duygusal ihtiyaçların yetişkinlikte de karşılanmasını engelleyerek şemaları sürdürür, ve mevcut sorunları (depresyon, ilişki sorunları, aşırı yeme) üretir.
Bu formülasyon, Basile ve arkadaşlarının (2019) obezitede önerdiği şema mod modeli (Basile vd., 2019) ve Botter ve arkadaşlarının (2022) vaka kavramsallaştırma yaklaşımı (Mamali vd., 2026) ile tutarlı biçimde, şemaları kökenlerine, başa çıkma mekanizmalarına ve mevcut şikâyetlere bağlayan görsel bir temsil olarak danışanla paylaşılır. Tedavi planı, bu formülasyona dayalı olarak Kırılgan Çocuk modunun ihtiyaçlarının karşılanması, Cezalandırıcı Ebeveyn modunun zayıflatılması, uyumsuz başa çıkma modlarının sınırlandırılması ve Sağlıklı Yetişkin modunun güçlendirilmesi üzerine yapılandırılır (Valente vd., 2026).
4. Sonuç
Şema terapisinde değerlendirme ve formülasyon süreci, standart ölçüm araçları (YSQ, SMI, SCI) ile klinik görüşme verilerini bütünleştiren sistematik bir süreçtir. Formülasyon, yalnızca kavramların listelenmesi değil, erken yaşam deneyimlerinden mevcut sorunlara uzanan nedensel bir zincirin kurulmasıdır. Bu zincirde her halka — karşılanmamış ihtiyaçlar, şemalar, başa çıkma biçimleri, modlar ve tetikleyiciler — hem değerlendirme bulgularıyla desteklenir hem de tedavi hedeflerini belirler. Ancak, temel duygusal ihtiyaçların ölçümü (Allen vd., 2025), başa çıkma biçimlerinin psikometrik değerlendirmesi (Allen vd., 2025) ve şema modlarının kültürler arası geçerliliği (Botter vd., 2022) gibi alanlarda önemli araştırma boşlukları bulunmaktadır.
Kaynakça
Allen, K. L., Brown, Y., Elwyn, R., Glennon, D., Holland, L., & Startup, H. (2025). Schema-informed CBT for anorexia nervosa: A case series for patients with chronic unmet need. The Cognitive Behaviour Therapist, 18. https://doi.org/10.1017/s1754470x25100196
Bach, B., Lee, C., Mortensen, E. L., & Simonsen, E. (2016). How do DSM-5 personality traits align with schema therapy constructs? Journal of Personality Disorders, 30(4), 502–529. https://doi.org/10.1521/pedi_2015_29_212
Basile, B., Tenore, K., & Mancini, F. (2019). Early maladaptive schemas in overweight and obesity: A schema mode model. Heliyon, 5(9), e02361. https://doi.org/10.1016/j.heliyon.2019.e02361
Botter, L., Gerritsen, D. L., & Voshaar, R. C. O. (2022). Schema therapy in the nursing home setting: A case study of a cognitively impaired patient. Clinical Case Studies, 21(6), 552–570. https://doi.org/10.1177/15346501221091790
Calvert, F. L., Smith, E., Brockman, R. N., & Simpson, S. (2018). Group schema therapy for eating disorders: Study protocol. Journal of Eating Disorders, 6(1). https://doi.org/10.1186/s40337-017-0185-8
Dijk, S. D. M. van, Veenstra, M. S., Brink, R. H. S. van den, Alphen, S. P. J. van, & Voshaar, R. C. O. (2023). A systematic review of the heterogeneity of schema therapy. Journal of Personality Disorders, 37(2), 233–262. https://doi.org/10.1521/pedi.2023.37.2.262
Donzel, L. van, Ouwens, M. A., Alphen, S. P. J. van, Bouwmeester, S., Bachrach, N., & Videler, A. C. (2025). Integrating positive schemas in schema therapy for Cluster C personality disorders in older adults: A multiple baseline study. Clinical Psychology & Psychotherapy, 32(4). https://doi.org/10.1002/cpp.70121
Dunne, A. L., Gilbert, F., Lee, S., & Daffern, M. (2018). The role of aggression-related early maladaptive schemas and schema modes in aggression in a prisoner sample. Aggressive Behavior, 44(3), 246–256. https://doi.org/10.1002/ab.21747
Faßbinder, E., Assmann, N., Schaich, A., Heinecke, K., Wagner, T., Sipos, V., Jauch-Chara, K., Hüppe, M., Arntz, A., & Schweiger, U. (2018). PRO*BPD: Effectiveness of outpatient treatment programs for borderline personality disorder: a comparison of Schema therapy and dialectical behavior therapy: study protocol for a randomized trial. BMC Psychiatry, 18(1). https://doi.org/10.1186/s12888-018-1905-6
Koppeschaar, A., Bachrach, N., & Arntz, A. (2023). Timing of imagery rescripting during schema therapy for borderline personality disorder: The LUCY trial. Frontiers in Psychiatry, 14. https://doi.org/10.3389/fpsyt.2023.1204439
Mamali, F. C., Rijkeboer, M., Molenaar, D., Rameckers, S. A., Panzeri, M., Arntz, A., Lee, C. W., Brockman, R., Tan, D. H., Mozumder, M. K., Gayen, T. K., Dyakov, D., Stabrouskaya, Y., Gatam, A., Lobanovich, V., Kanavina, S., Romanovich, V., Andreevich, O. A., Tkhoryk, N., … Browarczyk, W. M. (2026). A next generation of the schema therapy model of personality pathology: A cross-cultural and international study protocol. Plos One, 21(6), e0332723. https://doi.org/10.1371/journal.pone.0332723
Pilkington, P. D., & Karantzas, G. C. (2024). A bibliometric analysis of the quantitative schema therapy literature. Clinical Psychology & Psychotherapy, 31(2). https://doi.org/10.1002/cpp.2963
Roelofs, J., Muris, P., Wesemael, D. van, Broers, N. J., Shaw, I. A., & Farrell, J. M. (2016). Group schema therapy for adolescents: Results from a naturalistic multiple case study. Journal of Child and Family Studies, 25(7), 2246–2257. https://doi.org/10.1007/s10826-016-0391-z
Spirou, D., Raman, J., Bishay, R. H., Ahlenstiel, G., & Smith, E. (2022). Childhood trauma, posttraumatic stress disorder symptoms, early maladaptive schemas, and schema modes: A comparison of individuals with obesity and normal weight controls. BMC Psychiatry, 22(1). https://doi.org/10.1186/s12888-022-04169-7
Valente, M., Voort, I. A., Mazurczyk, L., Müller-Tasch, T., Roediger, E., Hengel, C. van den, & Arntz, A. (2026). Inpatient schema therapy: Results of a multiple baseline case series study. Clinical Psychology & Psychotherapy, 33(1). https://doi.org/10.1002/cpp.70236
Vuijk, R., Turner, W., Zimmerman, D., Walker, H., & Dandachi-FitzGerald, B. (2024). Schema therapy in adults with autism spectrum disorder: A scoping review. Clinical Psychology & Psychotherapy, 31(1). https://doi.org/10.1002/cpp.2949
Ünal, E., & Gençöz, T. (2019). Child abuse/neglect and depressive symptomatology: The mediating roles of early maladaptive schemas. Ayna Klinik Psikoloji Dergisi, 6(3), 227–243. https://doi.org/10.31682/ayna.562941