Giriş
Bağlanma teorisi genellikle John Bowlby'nin adıyla anılsa da teorinin ampirik temellerini oluşturan ve onu bugün bildiğimiz haliyle test edilebilir bir çerçeveye dönüştüren isim Mary Dinsmore Salter Ainsworth'tür (Bretherton & Main, 2000; Rosmalen vd., 2016). Ainsworth'ün katkısı yalnızca Bowlby'nin kuramsal önermelerini doğrulamakla sınırlı kalmamış; Uganda ve Baltimore'da yürüttüğü gözlemsel çalışmalarla "anne duyarlılığı" kavramını, "güvenli üs" fikrini ve bağlanmayı ölçmeye yarayan Yabancı Durum Deneyi'ni (Strange Situation Procedure) de literatüre kazandırmıştır.
Ainsworth'ün Kuramsal Kökenleri: Blatz'dan Bowlby'ye
Ainsworth'ün bağlanmaya olan ilgisi, doktora danışmanı William Blatz'ın "güvenlik teorisi"nden (security theory) doğmuştur (Bretherton & Main, 2000; Rosmalen vd., 2016). 1939 yılında Toronto Üniversitesi'nde tamamladığı ve "Güvenlik Kavramına Dayalı Bir Uyum Değerlendirmesi" başlığını taşıyan doktora tezinde, daha sonra Bowlby'nin bağlanma teorisine dahil edeceği "güvenli üs" (secure base) kavramının ilk yayımlanmış izine rastlanmaktadır (Bretherton & Main, 2000). Rosmalen ve arkadaşlarının arşiv belgelerine dayanan tarihsel analizi, Ainsworth'ün 1950'lerde Bowlby ile Londra'da çalışmaya başladığında, Blatzcı güvenlik teorisinin pek çok unsurunu Bowlby'nin o dönem şekillenmekte olan kuramına entegre ettiğini göstermektedir (Rosmalen vd., 2016). Ainsworth'ün kendisi de bir mektubunda, Yabancı Durum çalışmasının Blatzcı teoriyle doğrudan ilişkili olduğunu, "bağlanma" yerine "bağımlı güvenlik" ve "keşif" kavramlarının kullanılabileceğini ifade etmiştir (Rosmalen vd., 2016). Bowlby ve Ainsworth'ün kırk yılı aşan ortaklığı, ikisinin de kendi ifadeleriyle etolojik bir kişilik gelişimi yaklaşımının ortak ürünüdür (Ainsworth & Bowlby, 1991).
Uganda Çalışmaları ve Anne Duyarlılığı Kavramı
Ainsworth, Bowlby ile Tavistock Klinik'te dört yıl çalıştıktan sonra Uganda'ya giderek insan bağlanmasının nasıl kurulduğu sorusunu ilk kez sistematik biçimde araştıran bilim insanlarından biri olmuştur (Bretherton, 1994; Dalgar vd., 2022; Freeman, 2024). Bu Uganda gözlemleri, Ainsworth'e natüralistik gözlem yöntemlerini geliştirme ve bebeklerin bağlanma davranışlarını doğal ortamlarında inceleme fırsatı sunmuştur (Bretherton, 1994). Bretherton'a göre, Ainsworth James Robertson'ın gözlem yöntemlerinden etkilenmiş ve kendi çalışmasını yürütürken bu natüralistik gözlem yaklaşımını benimsemeyi tercih etmiştir (Bretherton, 1994). Uganda'da yaptığı gözlemler sonucunda Ainsworth bağlanmayı yeniden tanımlamış, ilk aşamada "bağlanmamış" (non-attached) sınıflandırmasını kullanmıştır; ancak daha sonra bunu geliştirerek bebeklerin anneleriyle kurdukları bağı güvenli ve güvensiz olarak temel bir ayrıma tabi tutmuştur (Dalgar vd., 2022; Rosmalen vd., 2015).
Bu çalışmaların en önemli teorik çıktılarından biri "anne duyarlılığı" (maternal sensitivity) kavramı olmuştur. Ainsworth, duyarlı annelerin çocuklarında güvenli bağlanma olasılığının daha yüksek olduğunu bulmuş; ayrıca anne duyarlılığının çocukta arzu edilir davranışları teşvik ettiğini, aksine çocuğu "şımartmadığını" göstermiştir (Ainsworth & Bowlby, 1991; Rosmalen vd., 2016). Bebeğin ağlama sinyallerine tutarlı biçimde hızlı yanıt veren annelerin çocuklarının, birinci yılın sonunda daha az ağladığı ve güvenli bağlandığı bulunmuştur (Ainsworth & Bowlby, 1991). Bu bulgu, dönemin baskın öğrenme kuramı yaklaşımlarına meydan okumuş; zira öğrenme teorisi, ağlamaya verilen dikkatin pekiştirici doğası nedeniyle bebeğin daha fazla ağlamasını öngörürken, gerçekte tam tersi gözlemlenmiştir; bu durum Jack Gewirtz ile Ainsworth arasında ünlü bir tartışmaya konu olmuştur (Keller, 2012). Bununla birlikte, duyarlılığın bağlanma güvenliği üzerindeki etkisinin, dönemin düşündüğü kadar belirleyici olmadığı sonraki meta-analitik çalışmalarla ortaya konmuştur; yine de duyarlılık kavramı bağlanma teorisinde merkezi bir yer tutmaya devam etmektedir (Goldsmith & Alansky, 1987; Rosmalen vd., 2016). Goldsmith ve Alansky'nin meta-analitik incelemesi, duyarlı ve tepkisel anne-bebek etkileşiminin Yabancı Durum'daki bağlanma güvenliğini öngördüğünü doğrulamış, ancak bu ilişkinin gücünün pek çok anlatı temelli derlemenin öne sürdüğünden daha düşük olduğunu belirtmiştir (Goldsmith & Alansky, 1987).
Yabancı Durum Deneyi (Strange Situation)
Amacı
Ainsworth'ün bağlanma teorisine en bilinen katkısı, Baltimore'daki çalışmalarında geliştirdiği Yabancı Durum Deneyi'dir (Strange Situation Procedure, SSP) (Rosmalen vd., 2015, 2016). Bu laboratuvar prosedürü, çocuğun bakım vereniyle kurduğu bağlanmanın niteliğini ölçmek ve sınıflandırmak amacıyla tasarlanmıştır (Rosmalen vd., 2016). Prosedür başlangıçta düşük ve yüksek stres koşulları altında bağlanma ile keşif davranışları arasındaki dengeyi incelemek için tasarlanmıştır; bu konu Ainsworth'ün Tavistock grubu toplantılarında Bowlby'den etkilenerek geliştirdiği bir ilgi alanıydı ve aynı zamanda kendi doktora tezindeki güvenlik teorisi çalışmasını da anımsatıyordu (Bretherton, 1994). Prosedür, Rosmalen ve arkadaşlarının belirttiği gibi, Ainsworth'ün Blatz ve Bowlby ile çalışma deneyimi, Uganda ve Baltimore'daki kendi araştırmaları ile bağlanma teorisiyle güçlü teorik bağının bir bileşimi sonucunda ortaya çıkmış ve önceki "yabancı durum" çalışmalarından farklılaşarak gelişim psikolojisinde en yaygın kullanılan araçlardan biri haline gelmiştir (Rosmalen vd., 2015).
Aşamaları
SSP, yaklaşık bir yaşındaki bebeklerin bakım vereniyle bağlanmasını, laboratuvar oyun odası ortamında değerlendirmek üzere tasarlanmış sekiz bölümden oluşan yirmi bir dakikalık standart bir prosedürdür (Forbes vd., 2007; Goldsmith & Alansky, 1987). Prosedür, anne, bebek ve bir yabancı için sandalyeler, mobilya parçaları, oyuncaklar ve tek yönlü bir camdan oluşan bir odada gerçekleştirilir; tüm süreç video kaydına alınır (Marvin & Greenberg, 1982). Prosedür, anne-bebek çiftinin bir dizi ayrılık ve birleşme bölümünden geçmesini içerir ve bu bölümler bebeğin bağlanma davranış sistemini etkinleştirmek üzere tasarlanmıştır (Forbes vd., 2007; Geerts-Perry, t.y.). Bağlanma (attachment) sisteminin, Yabancı Durum'daki ayrılık bölümlerinde kapsanan doğal tehlike ipuçlarına yanıt olarak etkinleştiği kabul edilmektedir (Geerts-Perry, t.y.).
Ayrılık ve Birleşme Tepkileri
Ainsworth ve Bell'in klasik makalesinde belirtildiği üzere, annenin varlığı keşif davranışını teşvik ederken yokluğu keşfi baskılamış ve bağlanma davranışlarını yükseltmiştir (M. D. S. Ainsworth & Bell, 1970). Ayrılık bölümlerinde ağlama ve arama gibi davranışlar artmış; birleşme bölümlerinde ise yakınlık arama ve temas sürdürme davranışları yoğunlaşmıştır (M. D. S. Ainsworth & Bell, 1970). Örneklemin önemli bir bölümünde, birleşme bölümlerinde temas direnci davranışlarının da arttığı ve bunun genellikle temas sürdürme davranışlarıyla birlikte ortaya çıkarak ambivalans izlenimi verdiği gözlenmiştir; bazı deneklerde ise anneye yönelik yakınlıktan kaçınma davranışı görülmüştür (M. D. S. Ainsworth & Bell, 1970). Bu gözlemler doğrultusunda Ainsworth, bebekleri üç geçici gruba ayırmıştır: A grubu, ayrılık karşısında çok az rahatsızlık gösteren (daha sonra güvensiz kaçıngan olarak adlandırılacak) bebekler; B grubu, ayrılıktan açıkça rahatsız olan ama aynı zamanda uyum sağlayabilen (güvenli bağlanmış) bebekler; ve C grubu, yine açıkça rahatsız olan ama belirgin uyumsuz davranış sergileyen (daha sonra güvensiz kararsız/ambivalan olarak adlandırılacak) bebekler (Rosmalen vd., 2015). Daha önce Uganda'daki çalışmasında "bağlanmamış" sınıflandırmasını kullanan Ainsworth, bu yeni verilerle bağlanmanın gelişiminin kolayca engellenemeyeceğini, bozulabileceğini ancak bu örneklemde temsil edilenden çok daha fazla yoksunluk gerektireceğini belirtmiştir (Rosmalen vd., 2015).
Sonraki araştırmalar, ikinci birleşme bölümünün bağlanma sınıflandırması açısından özellikle kritik önemde olduğunu göstermiştir; zira bu bölümdeki davranışlar bağlanma statüsünün en güvenilir göstergesi olarak kabul edilmektedir (Brown vd., 1993). Bebek-anne temasının ve kişilerarası mesafe kullanımının, serbest oyun bölümünde ayrılığı, daha yapılandırılmış ve stresli bölümlerde ise bağlantıyı desteklediği bulunmuştur (Brown vd., 1993). Ayrıca, dağınık/yönelimsiz (disorganized/disoriented, D) bağlanma kategorisi, Mary Main ve Judith Solomon tarafından 1986'da, Ainsworth'ün orijinal A, B, C sınıflandırma sisteminin sınırlarına ilişkin gözlemlerden hareketle geliştirilmiştir; bu kategori korkulu ya da alarme olmuş bebeğin davranışsal ve dikkatsel kaçınma kapasitesinin sınırlarına dair bulgulardan doğmuştur (Duschinsky, 2015).
Güvenli Bağlanmanın Davranışsal ve Psikolojik Sonuçları
Ainsworth'ün orijinal Baltimore örnekleminde ve ABD'deki çoğu "normal" örneklemde, Yabancı Durum'da değerlendirilen bebeklerin yaklaşık %65-70'i güvenli bağlanma kanıtı sayılan davranış ve keşif örüntüsü sergilemektedir (Slade & Aber, 1992). Güvenli bağlanmış bebekler, birleşme bölümlerinde anneyle güçlü fiziksel ya da en azından duygusal temas arayışında bulunmakta ve bu temas yoluyla başarılı biçimde sakinleşebilmektedir (Völker, 2007). Bu durum, annenin bir "güvenli üs" olarak işlev görmesiyle ilişkilendirilmiştir; bebekler annenin varlığında keşif davranışına daha fazla yönelmekte, yokluğunda ise bu davranış baskılanmaktadır (M. D. S. Ainsworth & Bell, 1970).
Güvenli bağlanmanın uzun vadeli psikolojik sonuçları da araştırma literatüründe geniş yer bulmuştur. Main'in çalışması, bebeklik dönemindeki Yabancı Durum kategorilerinin (güvenli, kaçıngan, dirençli/ambivalan) okul dönemindeki davranışlar ve altı yaşındaki ayrılıkla ilgili anlatılar ve çizimler gibi ileriki gelişim çıktılarıyla ilişkili olduğunu göstermiştir (Main, 2000). Ayrıca Yetişkin Bağlanma Görüşmesi (Adult Attachment Interview, AAI) geliştirilerek, ebeveynin bağlanma temsillerinin bebeğin Yabancı Durum'daki tepkisini yordadığı bulunmuştur; güvenli-özerk, reddedici ve saplantılı olmak üzere üç düzenli AAI kategorisi tanımlanmıştır (Main, 2000). Bu bulgu kültürler arası araştırmalarda da desteklenmiş; örneğin Japonya'da yapılan bir çalışmada annelerin AAI sınıflandırmasının çocukların altı yaşındaki birleşme tepkilerini güçlü biçimde yordadığı gösterilmiştir (Behrens vd., 2007).
Bununla birlikte, güvenli bağlanmanın evrenselliği ve anne duyarlılığının belirleyiciliği konusunda literatürde önemli tartışmalar da mevcuttur. Keller, Ainsworth ve Bowlby'nin geliştirdiği çerçevenin, psikolojik özerkliğe değer veren Batılı orta sınıf aileler için uyarlanmış varsayımlar içerdiğini ve dünya nüfusunun büyük bir bölümünü oluşturan Batılı olmayan, kırsal ekososyal ortamların kültürel değerleriyle örtüşmediğini öne sürmektedir (Keller, 2012). Benzer şekilde Vicedo, etolojik bağlanma teorisinin evrensellik ve biyolojik temellilik gibi iki temel önermesinin yıllar içinde çeşitli araştırmacılar tarafından sorgulandığını, ancak bağlanma araştırmacılarının bu eleştirilere yeterince yanıt vermediğini savunmaktadır (Vicedo, 2017). Rosmalen ve arkadaşları da, bağlanmanın zaman içindeki sürekliliğine, ileriki gelişim üzerindeki etkisine ve anne duyarlılığının Yabancı Durum davranışının en önemli öncülü olduğuna ilişkin güçlü iddiaların, son kırk yılın bilimsel literatüründe oybirliğiyle desteklenmediğini belirtmektedir (Rosmalen vd., 2015). Ainsworth'ün kendisi de SSP'nin, ev gözlemleriyle birlikte kullanılması gerekirken, tek başına bir araç olarak kısayol yöntemi gibi kullanılmasından pişmanlık duyduğunu ifade etmiştir (Rosmalen vd., 2015).
Sonuç
Mary Ainsworth'ün Uganda ve Baltimore'daki gözlemsel çalışmaları, William Blatz'ın güvenlik teorisinden aldığı ilhamla ve John Bowlby ile kurduğu kırk yıllık bilimsel ortaklıkla birleşerek, bağlanma teorisini ampirik olarak test edilebilir bir çerçeveye kavuşturmuştur (M. S. Ainsworth & Bowlby, 1991; Bretherton, 1994; Rosmalen vd., 2016). Anne duyarlılığı kavramı ve Yabancı Durum Deneyi, bebeğin bakım vereniyle kurduğu bağın niteliğini sistematik biçimde sınıflandırmayı mümkün kılmış, güvenli, kaçıngan, ambivalan ve daha sonra eklenen dağınık kategorileriyle gelişim psikolojisinin temel taşlarından birini oluşturmuştur (Duschinsky, 2015; Rosmalen vd., 2015). Bugün hâlâ tartışılan kültürel evrensellik sorunlarına ve duyarlılık-güvenlik ilişkisinin gücüne dair eleştirilere rağmen (Goldsmith & Alansky, 1987; Keller, 2012; Vicedo, 2017), Ainsworth'ün mirası, insan ilişkilerinin erken dönem temellerini anlamaya yönelik araştırmaların merkezinde yer almaya devam etmektedir (Gold medal award for life achievement in the science of psychology award, 1998).
Kaynakça
Ainsworth, M. D. S., & Bell, S. M. (1970). Attachment, exploration, and separation: Illustrated by the behavior of one-year-olds in a strange situation. Child Development, 41(1), 49. https://doi.org/10.2307/1127388
Ainsworth, M. S., & Bowlby, J. (1991). An ethological approach to personality development. American Psychologist, 46(4), 333–341. https://doi.org/10.1037/0003-066x.46.4.333
Behrens, K. Y., Hesse, E., & Main, M. (2007). Mothers’ attachment status as determined by the Adult Attachment Interview predicts their 6-year-olds’ reunion responses: A study conducted in Japan. Developmental Psychology, 43(6), 1553–1567. https://doi.org/10.1037/0012-1649.43.6.1553
Bretherton, I. (1994). The origins of attachment theory: John Bowlby and Mary Ainsworth. 431–471. https://doi.org/10.1037/10155-029
Bretherton, I., & Main, M. (2000). Mary Dinsmore Salter Ainsworth (1913–1999): Obituary. American Psychologist, 55(10), 1148–1149. https://doi.org/10.1037/0003-066x.55.10.1148
Brown, S. R., Pipp, S., Martz, C., & Waring, R. (1993). Connection and separation in the infant-mother dyad: Patterns of touch and use of interpersonal space. Infant Mental Health Journal Infancy and Early Childhood, 14(4), 317–329. https://doi.org/10.1002/1097-0355(199324)14:4 <317::aid-imhj2280140406>3.0.co;2-4
Dalgar, G., Civil, F., Savaş, E., & Şahin, A. (2022). Erken çocuklukta bağlanma: John Bowlby ve Mary Ainsworth açısından incelenmesi. Avrasya Sağlık Bilimleri Dergisi, 5(1), 85–92. https://doi.org/10.53493/avrasyasbd.885024
Duschinsky, R. (2015). The emergence of the disorganized/disoriented (D) attachment classification, 1979–1982. History of Psychology, 18(1), 32–46. https://doi.org/10.1037/a0038524
Forbes, L. M., Evans, E. M., Moran, G., & Pederson, D. R. (2007). Change in atypical maternal behavior predicts change in attachment disorganization from 12 to 24 months in a high-risk sample. Child Development, 78(3), 955–971. https://doi.org/10.1111/j.1467-8624.2007.01043.x
Freeman, H. (2024). Revisiting the seminal studies of attachment formation and reevaluating what it means to become attached. Social Development, 34(1). https://doi.org/10.1111/sode.12765
Geerts-Perry, A. T. (t.y.). Middle childhood behavioral attachment dimensions (MCBAD): Development and validation of an observational system for coding dimensions of attachment security in middle childhood. https://doi.org/10.12794/metadc1985321
Gold medal award for life achievement in the science of psychology award. (1998). American Psychologist, 53(8), 869–871. https://doi.org/10.1037/0003-066x.53.8.869
Goldsmith, H. H., & Alansky, J. A. (1987). Maternal and infant temperamental predictors of attachment: A meta-analytic review. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 55(6), 805–816. https://doi.org/10.1037/0022-006x.55.6.805
Keller, H. (2012). Attachment and culture. Journal of Cross-Cultural Psychology, 44(2), 175–194. https://doi.org/10.1177/0022022112472253
Main, M. (2000). The organized categories of infant, child, and adult attachment: Flexible vs. inflexible attention under attachment-related stress. Journal of the American Psychoanalytic Association, 48(4), 1055–1096. https://doi.org/10.1177/00030651000480041801
Marvin, R. S., & Greenberg, M. T. (1982). Preschoolers’ changing conceptions of their mothers: A social-cognitive study of mother–child attachment. New Directions for Child and Adolescent Development, 1982(18), 47–60. https://doi.org/10.1002/cd.23219821805
Rosmalen, L. van, Horst, F. C. P. van der, & Veer, R. van der. (2016). From secure dependency to attachment: Mary Ainsworth’s integration of Blatz’s security theory into Bowlby’s attachment theory. History of Psychology, 19(1), 22–39. https://doi.org/10.1037/hop0000015
Rosmalen, L. van, Veer, R. van der, & Horst, F. C. P. van der. (2015). Ainsworth’s strange situation procedure: The origin of an instrument. Journal of the History of the Behavioral Sciences, 51(3), 261–284. https://doi.org/10.1002/jhbs.21729
Slade, A., & Aber, J. L. (1992). Attachments, drives, and development: Conflicts and convergences in theory. 154–185. https://doi.org/10.1037/10118-006
Vicedo, M. (2017). The strange situation of the ethological theory of attachment. https://doi.org/10.7551/mitpress/9780262036900.003.0002
Völker, S. (2007). Infants’ vocal engagement oriented towards mother versus stranger at 3 months and avoidant attachment behavior at 12 months. International Journal of Behavioral Development, 31(1), 88–95. https://doi.org/10.1177/0165025407073576